Cinsellikde Neler yapilmalidir?

Ekim 31, 2009 by admin  
Filed under Kadınca

Cinsellik de Neler yapilmalidir..
Bu konu hakkinda Sizler ile paylasim ve bilgi alisverisi yapacagiz..
Bir insanın cinselliği; bedensel, psikolojik ve sosyal koşullardan etkilenir ve bunlarla çerçevelenir. Cinsellik denince akla iki kişinin sevişmesi gelir. Halbuki cinsellik çok boyutlu bir davranıştır.

Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı cinselliği şöyle tanımlar; ‘ Cinsellik; fiziksel, duygusal, entellektüel ve sosyal yönlerin; kişiliği, iletişimi ve aşkı zenginleştirici etkilerinin bileşiminden oluşur. Herkesin cinsel bilgilere ulaşma ve cinsel ilişkiyi zevk için ya da üreme amacıyla yaşama hakkı vardır. ‘

Cinsellik doğum öncesi başlayıp, ömür boyu devam eder. Üremeyi, cinsel zevk almayı ve vermeyi içerir. Ayrıca yalnız cinsel organları değil; tüm bedeni ve aklı da içerir. Zildberg’in de ifade ettiği gibi,’ Cinsellik bacaklarımızın arasında değil, kulaklarımızın arasındadır.’

Cinsel yakınlık ise; cinselliğin bir partnerle yakın beden teması kurarak, haz duyacak şekilde yaşanmasıdır. Çiftler; sarılmak, öpüşmek, masaj yapmak, birlikte banyo yapmak, erotik öyküler okumak, sohbet etmek, dokunmak, birlikte mastürbasyon yapmak veya cinsel birleşme yoluyla haz duyarak cinselliği paylaşabilirler. Her yakınlığın cinsel birleşmeyle sonuçlanmasını beklemek, günümüzde cinsel bir mit kabul edilmektedir. Örneğin her öpüşmenin ilişkiyle sonuçlanması beklentisi, kişiyi duygusal yaklaşım ve paylaşımlardan uzaklaştırmaktadır. Ortam her zaman ilişkiye müsait olmayabilir; bunun etkisiyle keyifli bir dokunuşun veya öpüşmenin hazzından mahrum olmamak gerekir.

Mutlu bir cinsel hayat için olmazsa olmazların başında , cinsel eğitim gelir. Cinselliğin bir tabu olduğu ülkemizde, konuyla ilgili bilgiler çoğunlukla kulaktan dolma öğrenilmektedir. Son yıllarda CİSED, CETAD gibi dernekler , bu konuda eğitimin yaygınlaşması ve cinselliği tabu olmaktan çıkarmak için projeler üretmeye başlamışlardır. Cinsel eğitimde asıl olan; bebeklikten itibaren her gelişim dönemine özgü, bireyin algılayabileceği düzeyde yeterli bilgilendirmenin yapılmasıdır. Yani

‘cinsel danışmanlık’ kavramı günümüzde daha önem kazanmaya başlamıştır. Bu konuda yardım alınabilecek kişiler; cinsel terapistler, doktorlar, psikolog ve psikolojik danışmanlar..vb. olabilir. Özellikle evlilik öncesi alınacak cinsel danışma ile; vaginismus, ağrılı cinsel ilişki, sertleşme bozuklukları ve orgazm bozukluklarından uzak kalmak mümkün olacaktır.

Bu bilgilerin ışığında, cinselliği sağlıklı, doyurucu ve mutlu yaşamak için nelere dikkat edeceğimize gelelim…

Birbiriyle konuşabilen, ilişkilerinde karşılıklı anlayış ve paylaşımı ön planda tutan çiftler; cinselliği de aynı olumlu zeminde ve zevkle yaşayacaklardır. Çiftler konuşarak, kafalarındaki tüm kaygı, korku ve üzüntüleri, rahatsız eden şeyleri ve isteklerini, cinsellikten beklentilerini ve fantezilerini paylaşmalılar. Çünkü iyi bir iletişim, sorunlu cinsel yaşamın en iyi ilacıdır.

Öncelikli konulardan biri de; kişinin beden ve benlik algısının olumlu olmasının gerekliliğidir. Kendine güvenmek ve barışık olmak başka olumlu davranışları da beraberinde getirecektir.

İdeal ortamı oluşturmak diğer önemli noktadır. Kişiden kişiye değişen ideal ortam; zevke uygun müzik veya sessizlik, ortamın ısısı, ışıklandırma, tütsü veya mum yakmak…vb. içerir. Ayrıca; açlık veya aşırı tokluk, idrar hissi, yorgunluk, kızgınlık ..vb. durumlar motivasyon ve konsantrasyonu olumsuz etkileyeceğinden kaçınılmalıdır.

Ön sevişme cinselliğin bel kemiğidir..Birbirine dokunmaya, okşamaya ve öpmeye yeterli zaman ayıran çiftler, cinsel hayatta mutluluğu yakalarlar. Bunun yanı sıra ‘aşk oyunlarını’ da ihmal etmemek gerek. Cinsel fantezileri paylaşma, erotik giysilerle oynama, kışkırtıcı soyunma, farklı mekanlarda sevişmek, erotik masaj, farklı rollere bürünme..vb. davranışlar heyecanı arttırıp, ilişkiyi daha zevkli hale getirecektir.

Rahat ve gevşek olmak, ilk ilişkiden itibaren en çok dikkat edilmesi gereken durumlardandır. Alınacak sıcak bir duş, yoga ve meditasyon, sıcak çikolata içmek (sanıldığının aksine alkol kaslarda gerginliğe yol açabileceğinden tercih edilmemelidir) fiziksel ve ruhsal gevşemeyi sağlayıp, ilişkiyi daha kolaylaştıracaktır.

Herkes mutlu bir cinsel yaşamı, keyifle ve paylaşarak yaşamayı hak eder. Buna ulaşmak için; biraz bilgi, olumlu duygular ve istekli olmak yeterlidir.

Yildizseslidunya Sitesi Hos Geldiniz.

Ekim 31, 2009 by admin  
Filed under Seslichat

YildizSeslidunya Sitesi Yildizsesli ile dunya Haline gelmeye calisan bir sitedir.
Site sahiblerine Basarilarinin Devamini Diliyoruz..
En son sistem hizmet veren Sesli chat odalarimizada Bekliyoruz..
Bizler sizlere destek oluyoruz.
Sizde Bizlere destek olmak icin Sohbet odalarimiza Bekliyoruz.

Zirve Nedemektir?

Ekim 29, 2009 by admin  
Filed under Seslichat

Zirvesesli Zirve Sesli Zirvesesli.com
Avrupa Birliği Liderler Zirvesi ya da kısaca Avrupa Zirvesi (İngilizce: European Council) Avrupa Birliği’nin en yüksek politik kurumudur.[1] İngilizcede European Council olarak anılan ve yalnızca Avrupa Birliği üyesi ülkeler ile ilgili olan bu kurum, kırk yedi üyeli Avrupa Konseyi (İngilizce: Council of Europe) ile karıştırılmamalıdır. Zirve, Avrupa Birliği üyesi devletlerin devlet ya da hükûmet başkanlarının ve Avrupa Komisyonu başkanının katılımlarıyla yürütülür. Zirveye Avrupa Birliği Konseyi’nin başkanı başkanlık eder.[2]

Avrupa Zirvesi, yasama ve yürütme gibi güçlere sahip değildir ancak Avrupa Birliği’nin önemli konularını ele alır. Zirve yılda en az iki kez toplanır. Toplantılar genellikle Avrupa Birliği Konseyi’nin de karargâhı olan Belçika’nın başkenti Brüksel’deki Justus Lipsius binasında yapılır.[3][4][5]

Konu başlıkları [gizle]
1 Geçmişi
2 Gücü ve işlevi
3 Oluşum
4 Katılımcılar
5 Ayrıca bakınız
6 Kaynaklar

Geçmişi [değiştir]
İlk Avrupa Zirveleri, 1961 yılının şubatında Paris’te, temmuzunda Bonn’da gerçekleştirildi. İlk yapılan toplantılar Avrupa Topluluğu’nun üyelerinin gayriresmî bir araya gelmesiydi. 1969 yılına dek düzensiz periyotlarda bir dizi zirve düzenlensiyse de gerçek anlamda ilk zirve bu yıl geldi. 1969 Lahey Zirvesi’nde üye ülkelerin başkanları Birleşik Krallık’ın topluluğa kabulü üzerine görüş birliğine vardılar ve [Avrupa Politik İşbirliği]‘ni oluşturdular.[6][1]

Zirveler, 1974 yılına gelindiğinde resmiyete döküldü ve zirvelerin o dönemki Fransa cumhurbaşkanı Valéry Giscard d’Estaing tarafından yapılan bir öneri üzerine düzenli olarak yapılması kararına varıldı. 1987 yılında Avrupa Tek Senedi imzalanarak uygulamaya koyuldu ve Maastricht Antlaşması uyarınca tanımlanan bir role sahip oldu. İlk başlarda yılda yalnızca iki zirve düzenlenirken bu sayı günümüzde dörttür. Dönem başkanlığını yürüten her ülke iki kez bu toplantılara ev sahipliği yapar. Olağan zirvelerin yanı sıra, özel ya da olağanüstü zirveler de düzenlenebilir.[6][1]

Bu zirveler pek çok kişi tarafından Avrupa Birliği tarihinde dönüm noktası olan olayların yaşandığı yer olarak görülmektedir.Örneğin:[1]

1969, Lahey: İlk genişleme kararı
1974, Paris: Liderler zirvesinin resmen oluşturulması
1985, Milan: Avrupa Tek Senedi’nin temellerinin atılması
1991, Maastricht: Maastricht Antlaşması üzerinde anlaşılması
1997, Amsterdam: Amsterdam Antlaşması’nın imzalanması
1998, Brüksel: Bazı üye ülkelerin avroyu ortak para olarak kabul etmesi
1999; Köln: Askerî birimlerin oluşturulması
1999, Tampere: Kurumsal yenilikler
2000, Lisbon: Lizbon Stratejisi’nin belirlenmesi
2002, Kopenhag: Büyüme kararının alınması
2007, Lisbon: Lizbon Antlaşması’nın imzalanması
Gücü ve işlevi [değiştir]
Avrupa Zirvesi, Avrupa Birliği’nin yaptığı pek çok antlaşmada “birliğin gelişmesi için gerekli yardımı yapacak” bir birim olarak anılsa da Avrupa Birliği’nin resmî kurumlarından biri değildir. Avrupa Zirevlerinde Avrupa Birliği’nin dış politikası belirlenir ve bu nedenle Avrupa entegrasyonunun motor gücü olarak tanımlanmaktadır. Bunu yaparken resmî herhangi bir dayanağı olmayan kurumun etkisi Avrupa Birliği üyesi ülkelerin devlet ve hükûmet başkanlarından oluşuyor olmasındandır.[1][4]

Ulusal liderlerden oluştuğu için üye ülkelerin yürütme güçlerini bir araya getiren zirve, Ortak dişişleri ve güvenlik politikası ile Güvenlik güçleri ve adalet alanında işbirliği programlarında olduğu gibi Avrupa Topluluğu dışında da etkili bir güce sahiptir.

Liderler zirvesi çoğu zaman belirli bir liderinin olmamasından, zayıf yapısından, yılda dört kez iki gün süreyle toplanmasından ve bir personel kadrosunun olmamasından dolayı sık sık eleştirilmektedir

SesliMaliye Sitesi ?

Ekim 29, 2009 by admin  
Filed under Gazeteler

SesliMaliye Sesli Maliye
4982 Sayılı Bilgi Edinme Kanunu uyarınca yapılacak bilgi edinme müracaatlarını değerlendirmek üzere Maliye Bakanlığı bünyesinde Bilgi Edinme Birimi kurulmuştur.

Posta ya da bizzat yapılacak başvurular ile faks yoluyla yapılacak olan başvurularda aşağıda belirtilen İletişim bilgilerini kullanabilirsiniz

Virüslerden Nasıl Korunuruz İşte Korunma Yolları

Ekim 29, 2009 by admin  
Filed under Google

Yok yok domuz gribinden değil, bilgisayar virüslerinden bahsediyoruz. İnternete giripte virüs bulaşmayan bilgisayar kullanıcısı var mıdır bilmiyorum ama Kaspersky’nin öğütlerine uyarsak daha az virüs bulaşacakmış.

İşte virüslerden korunmanın 10 püf noktası

1. Antivirüs, antispam, antispy, güvenlik duvarı gibi güvenlik teknolojilere sahip güvenlik programları kullanın. Önemli verileriniz harici ortamlarda saklayın. (dvd,cd,harici hdd)

2. Lisanslı programlar kullanmaya çalışın, korsan yazılımlar bilgilerinizi başkalarına gönderiyor olabilir.

3. Ücretli yazılımlar büyük yatırımlar ile geliştirildiğinden ücretsiz yazılımlara göre daha güvenlidir.

4. Lisanslı yazılımlar güncelleştirmeleri yapabilmekte bu sayede güvenliği sağlamaktadır.

5. Bilgisayarınızı güvenlik programınızla düzenli bir şekilde tarayın.

6. Dolandırıcılık haberlerini, uyarılarını güvenilir kaynaklardan alın.

7. Sosyal ağlarda (facebook vs.) ve MSN’de kredi kartı bilgilerinizi asla paylaşmayın, ve şifrelerinizi düzenli aralıklarda değiştirin. Şifrelerinizde kırılması zor olan harf,rakam ve karakterlerden oluşturun. Örnek: abcd51231*.#

8. Bilgisayarınıza yapılan saldırıları önlemek için tanımadığınız kişilerden dosya kabul etmeyin, bağlantısına güvenmediğiniz yerlerden dosya indirmeyin.

9. Farklı işlemleriniz için farklı şifreler kullanın mesela MSN ve Facebook şifreleriniz aynı olmasın. Çözülecek şifreyle bütün hesaplarınızın ele geçirilmesini önlemiş olursunuz.

10. İnternette dolaşan her bilginin başkaları tarafından okunabileceğini asla unutmayın. Çok gizli bilgiler içeren e-postalar yollayacaksanız, içeriğin başkaları tarafından okunmasını engelleyen yazılım ve sertifikalar kullanın.

Gripten koruyan Meyveler besinler

Ekim 28, 2009 by admin  
Filed under Sağlık

• Gripten koruyan besinler
• Alışveriş listesinde neler olmalı?
• Hem genlerle hem sağlığımızla oynuyorlar
• Dondurulmuş gıdalar güvenli mi?
• “Kışın kilo alıyorum”…
• Kanseri beslemeyin!
• Lifli beslenmenin faydaları
• Yumurta kötü kolesterolü düşürüyor
• Çalışırken kilo almayın
• Aden bahçesinden evimizin arka bahçesine
Tümü »
Domuz gribi hastalığına yakalandığınız zaman virüsü yenebilmek için en önemli önkoşul, bağışıklık sisteminizin güçlü olması. İşte bağışıklık sistemini domuz gribine karşı güçlü tutmak için tüketmeniz gereken gıdalar:

Kırmızı biber: Portakalda bulunan C vitamininin 2 katını içerir. C vitamini gribin etkisini yüzde 80 oranında azaltabilecek kadar güçlü bir silahtır.

Yoğurt: İçinde bağırsaklarda mikroplarla savaşan yararlı bakteriler olan probiyotik bulunur. Böylece grip virüsü vücutta barınamaz.

Yeşil çay: Bağışıklığı güçlendiren “epigallocatechin gallate” isimli kimyasalı içerir. Günde 3 fincan tavsiye ediliyor.

Ginseng: ABD’li bilim adamları günde 2 tane 200mg’lık ginseng kökü kapsülü alan insanların grip riskinin yüzde 31 azaldığı belirlendi. Bağışıklığı harekete geçirir.

Badem: Hastalıklarla savaşan antioksidan E vitamini bakımından zengindir. Gripten korunmak için her gün bir ara öğün olarak 24 tane badem yemeye çalışın.

Taze patates: İçindeki “beta carote ”, gribe karşı koruma özelliğini verir. Vücutta A vitaminine çevriliyor ve grip tedavisinde önemli rol bir oynuyor.

Tavuk suyuna çorba: Vücutta mukus üretimini artırarak gribin boğaz ağrısı ve öksürük gibi etkilerini yatıştırmaya yardımcı olur.

Sarımsak: Sülfür maddesi grip sezonunda bu hastalığa yakalanma riskini 2.5 kat azaltıyor ve virüsü öldürme özelliği de bulunuyor. Taze sarımsak daha etkili.

Zencefil: İçeriğinde doğal olarak bulunan “gingerol” maddesi, her türlü enfeksiyonu uzakta tutmaya yardımcı. Zencefil çayını tercih edebilirsiniz.

Ceviz: Antioksidan selenyum soğuk algınlığı, grip ve kansere karşı koruma sağlar. İçindeki selenyum oranı diğer tüm gıdalardan 10 kat oranında daha fazladır.

Turunçgiller: Önemli bir C vitamini kaynağıdır. Özellikle sigara kullanıyorsanız gribe yakalanma riski daha yüksek olduğu için bol bol C vitamini almanız gerekiyor.

Bal: Doğal olarak antibakteriyel özelliklere sahiptir. Çaya ya da yoğurda katarak tüketirseniz etkisi daha da güçlü olur.

Lahana: Ispanak ve lahana gibi koyu yeşil renkli yaprağa sahip sebzeler, bağışıklık sistemini gribe karşı güçlendiren D vitamini bakımından zengindir.

Mantar: Beta-glucan isimli gribe karşı koruyan bir madde içerir. Bağışıklığın grip virüsünü tanımasını ve onu yok etmek için harekete geçmesini sağlar.

Yulaf: Lif, E ve B vitamini ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren mineraller ve beta-glucan’lar bakımdan zengindir.

Elma: Bilim adamları, düzenli olarak elma yiyen insanların gribe yakalanma riskinin azaldığını ortaya koydu. Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 25’ini karşılar.

Kırmızı et: Bağışıklık sistemini harekete geçirmek için kırmızı et tüketmek gerekiyor. Yetişkinlerin günde ortalama 40-60 gram et tüketmesi tavsiye ediliyor.

Balık: Omega 3 tüketimini artırarak grip ve benzeri enfeksiyonları uzakta tutabilirsiniz. Haftada 2 porsiyon balık tüketilmeli.

Soğan: Doğal antibiyotikler içerir. Bunun yanında gribe karşı bağışıklık sistemini güçlendiren “quercetin” isimli bir madde de bulundurur.

Sonraki Sayfa »